1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Türkiye'de yoksul ile zengin arasındaki uçurum derinleşiyor
Türkiye'de yoksul ile zengin arasındaki uçurum derinleşiyor

Türkiye'de yoksul ile zengin arasındaki uçurum derinleşiyor

Türkiye'de hesabı bulunan milyonerlerin hem sayısı hem mevduatı arttı.

A+A-

Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı 8 ayda 69 bin 13 artarken, milyonerlerin toplam mevduatı 1 trilyon 850 milyar 99 milyon liraya ulaştı.

BDDK'nın paylaştığı bilgilere göre, yurt içinde ve dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı ağustos sonu itibarıyla 294 bin 454 oldu. Geçen yılın sonunda 225 bin 441 olan milyoner sayısı, 8 ayda 69 bin 13 kişi arttı.

Milyonerlerin toplam mevduatı da ağustos sonu itibarıyla 1 trilyon 850 milyar 99 milyon liraya ulaştı. Böylece milyoner başına düşen ortalama mevduat, 6 milyon 283 bin lira oldu.

Geçen yılın sonunda 1 trilyon 391 milyar 599 milyon lira seviyesinde bulunan milyonerlerin toplam mevduatı, 8 aylık dönemde 458 milyar 500 milyon lira artış kaydetti.

Söz konusu dönemde yurt içi yerleşik milyonerlerin mevduatlarının 763 milyar 813 milyon lirası yerel para cinsi, 914 milyar 545 milyon lirası döviz tevdiat hesabı, 50 milyar 911 milyon lirası kıymetli maden depo hesaplarından oluştu. Yurt içinde yerleşik milyoner başına düşen ortalama mevduat da 6 milyon 585 bin lira olarak hesaplandı.

BDDK verilerine göre, yurt dışında yerleşik mudi sayısı ağustos sonu itibarıyla 31 bin 852'ye ulaştı. Yurt dışındaki milyonerlerin sayısı 2019 sonuna göre 8 bin 431 kişi artarken, hesaplarındaki para miktarı 120 milyar 831 milyon lira oldu.

Yurt dışında yerleşik mudilerin bankalardaki mevduatlarının 17 milyar 734 milyon lirası yerel para, 101 milyar 775 milyon lirası yabancı para ve 1,3 milyara lirası da kıymetli maden depo hesaplarından oluştu. Yurt dışında yerleşik milyoner başına düşen ortalama mevduat da 3 milyon 794 bin lira olarak hesaplandı.

Türkiye’de gelir eşitsizliği nereye gidiyor!

Gelir eşitsizliği ve yoksulluk sorunu, her çağda toplumların gündeminde yer almasına rağmen; kapitalist dönemde özel bir önem kazandı. Sanayi devrimi sonrasında, bir yandan mele tabakasının kârları aşırı derecede yükselirken, çalışanların ücretlerinin yükselmemesi, hatta düşmesi, gelir eşitsizliği sorununun açık bir şekilde gün yüzüne çıkardı.

Bu durum, endüstri toplumlarında birçok soruna yol açtı. Türkiye’de ise ülke genelini kapsayan gelir dağılımına ait verilerin üretilmeye başlandığı yıllardan günümüze gelir eşitsizliğinde bir iyileşme gerçekleşmedi. Türkiye ekonomisinde son düzlükte yaşananlar, tüm dünyada etkisini gösteren pandemi bunalımının ülkemize ilk yansımaları gelir eşitsizliği ve yoksulluk açısından olumsuz bir döneme girildiğini gözler önüne seriyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.