1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Aşıyla gündeme gelen Pfizer'ın kirli geçmişi
Aşıyla gündeme gelen Pfizer'ın kirli geçmişi

Aşıyla gündeme gelen Pfizer'ın kirli geçmişi

Koronavirüse karşı geliştirdiği aşıyla gündemde olan Amerikan ilaç firması Pfizer, onaylanmamış ilaçları Afrikalı çocuklar üzerinde kullanmak gibi bir dizi suçlamaya maruz kaldığı kirli bir geçmişe sahip.

A+A-

1849’da kurulan, 175 ülkeye yatırım yapan Pfizer'in milyonlarca aşı dozu üretecek maddi ve lojistik imkanı bulunuyor. Ancak birçok kişi için umut kapısı olarak lanse edilen şirketin geçmişte adının anıldığı skandallar hala gündemde.

Pfizer'in geçmişte, gizli anlaşmalar sayesinde milyonlarca dolar ödeyerek çok ciddi suçlamalardan kaçtığı biliniyor. Bu skandallar arasında yasadışı deneylerle ölüme neden olma, ruhsatsız ilaçların satışı ve doktorlara verilen rüşvetler yer alıyor.

Ödenen tazminatlar o kadar yüksek ki şirketin insan sağlığı üzerinde oynadığı oyunlarla kazandığı paranın korkunç boyutunu gözler önüne seriyor. İşte Amerikan ilaç devi Pfizer'in karıştığı skandallardan bazıları.

Nijerya'da Pfizer'in deneysel ilacını alan çocuklar öldü

1996 yılında Nijerya'da bakteriyel menenjit salgını meydana geldi.

Her gün Kano'daki enfeksiyon hastalıkları hastanesine akın eden yüzlerce hastaya yardım ettiğini iddia eden Pfizer, iki yüz çocuğun üzerinde, henüz test aşamasında olan Trovan (trovafloxacine ) adlı antibiyotik ilacını denedi. Mart ve nisan ayları arasında yapılan bu 'denemeler' sonucunda 11 çocuğun hayatını kaybettiği, onlarca çocuğun da sakat kaldığı iddia edildi.

Klinik testlerinin son aşamasında olan ilaç henüz ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) veya herhangi bir devlet kurumundan onay almamıştı.

Bu ölümler bir daha hiç gündeme gelmemişti. Ancak 2000 yılında Washington Post'dan Joe Stephens Pfizer'in Kano'daki eylemlerini yakından inceleme kararı aldı.

İddiaların yeniden gündeme gelmesiyle 2001 yılında mağdurlar derneği toplu bir şikayette bulundu, ancak hukuken kendini yetkili görmeyen Amerikan mahkemesi şikayeti reddetti.

Bu skandal uzun bir süre bir daha gündeme gelmedi, ta ki 4 Haziran 2007'de Nijerya federal hükümeti, 11 Nijeryalı çocuğun ölümden sorumlu tuttuğu Pfizer hakkında 7 milyar dolarlık tazminat davası açana kadar.

Pfizer, ilacın kimseye zarar vermediğini iddia etti

Pfizer şirketi iddialara ilişkin bir savunma beyanı mektubu yayınladı. Şirket, 200 çocuktan sadece yarısına Truvan ilacının verildiğini diğer 100 çocuğa onaylı ilaçlar verildiğini ifade etti. Pfizer, test aşamasında olan ilacını alan 100 çocuktan beşinin öldüğünü, diğer grupta ise 6 çocuk öldüğünü ileri sürerek, geliştirdikleri ilacın aslında etkili olduğunu savundu.

ABD'li şirket, yaşanan ölüm ve diğer komplikasyonların kendi ilaçlarında değil menenjit hastalığından kaynakladığını vurgulayarak, Nijerya'nın iddialarını hep reddetti.

Nijerya hükümeti ile gizli anlaşma

Nijerya ve Pfizer arasında gizlilik anlaşması imzalandığı için davanın geri çekilme nedeni de bilinmiyor.

Temmuz 2009'da, Pfizer ve Kano Eyaleti 75 milyon dolarlık bir anlaşma ile olayı yargıya taşımama kararı aldı.

Anlaşmaya göre, hükümetinin ABD devinin yargılamasını durdurması karşılığında, kurbanlara 35 milyon dolar tazminat ve bir çocuk hastanesi inşaatı için 30 milyon dolar sağladı.

Wikileaks belgeleri zora soktu

2010 yılında bu skandalla ilgili 2 önemli gelişme yaşandı.

Aralık 2010'da WikiLeaks, ABD'nin diplomatik yazışmalarını yayınladı. WikiLeaks'in belgelerinde 1996’daki ilaç denemesi nedeniyle açılan davanın “hileli” yollarla düşürüldüğü öne sürüldü.

Bazı yazışmalarda Pfizer'in davaya bakan Nijeryalı başsavcı Aondoakaa'nın davadan vazgeçmesi için, yolsuzluğunu kanıtlayacak dedektif tuttuğu ve şantaj yaptığı yönünde iddialar yer aldı.

Buna cevaben şirket, iddiaların "asılsız ve mantıksız" olduğunu savunarak, her zaman iyi niyetli olduklarını belirten bir basın açıklaması yaptı.

Pfizer'in Afrika'daki deneylerini ilk defa gündeme taşıyan Washington Post muhabiri Joe Stephens, bu eylemi "şantaja tehlikeli derecede yakın" olarak nitelendirdi.

Pfizer, Nijeryalı mağdur ailelerin davalarının devam etmesine izin veren bir karara itiraz ediyordu. Haziran 2010'da ABD Yüksek Mahkemesi, Pfizer'in itirazını reddetti.

Rekor para cezaları

2009 yılında, ABD'de bazı ilaçlarını aldatıcı bir şekilde pazarlamakla suçlanan ilaç devi Pfizer, mahkeme dışı anlaşma yolunu seçerek 2,3 milyar dolarlık rekor bir ceza ödemeyi kabul etti.

2016 yılında ise, İngiltere Rekabet Kurumu (CMA) dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden Pfizer’ı bir epilepsi ilacının fiyatını yüzde 2600 oranında artırdığı için 84 milyon sterlin para cezasına çarptırmıştı.

Pfizer’a kesilen bu ceza, Rekabet Kurumu’nun şimdiye kadar bir şirket hakkında karar verdiği en yüksek para cezası olmuştu.

2004 Neurotin skandalı

Pfizer, 2004'te de hakkındaki suçlamalardan kurtulmak için yüklü bir şekilde para cezası ödemeyi kabul etmişti.

Henüz resmi bir onay almayan epilepsi ilacı Neurontin'i, farklı rahatsızlıkları olan hastalara vermesi için doktorlara rüşvet verdiği iddia edilen firmanın, hakim karşısına çıkmamak için 430 milyon dolar ödemeyi kabul ettiği açıklanmıştı.

Firma ayrıca, 2014’te aynı suçlamalardan dolayı 325 milyon dolar daha ödemek zorunda kalmıştı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.