1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Van'da gözaltına alınan Tevhid Dergisi gönüllüleri hakim karşısına çıktı
Van'da gözaltına alınan Tevhid Dergisi gönüllüleri hakim karşısına çıktı

Van'da gözaltına alınan Tevhid Dergisi gönüllüleri hakim karşısına çıktı

Dün, Van kent merkezinde iki farklı noktada Halis Bayancuk Hoca'nın yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklamaları gerçekleştirilmişti.

A+A-

Yürüyüşler başladıktan bir süre sonra, polis ekipleri katılımcıların yürüyü gerçekleştirilmesini engellemişti. Yürüyüşlerini tamamlayamayan, 30 kişiden oluşan Tevhid Dergisi gönüllüleri bulundukları noktalarda basın açıklamalarını yaparak sessizce dağılmak istemelerine rağmen polis ekiplerince gözaltına alınmışlardı.

Telefonlara el konuldu 

Gözaltına alınan Tevhid Dergisi gönüllülerinin uzun bir süre hangi emniyet yerleşkesine götürüldüğü tespit edilememekle birlikte, emniyet yetkilileri tarafından ailelerine veya avukatlarına ulaşmalarına imkan verilmediği belirtildi. 

Tevhid Dergisi Van il temsilciliği, gözaltına alınan kadeşlerini il genelindeki emniyet binalarını tek tek gezerek saatler sonra bulabildilerini belirttiler. Emniyet yetkililerinin  gözaltında bulunan 30 kişinin, sayı olarak fazla olduğunu ileri sürerek  işlemlerin yetişmeyeceğini ve bir gün gözaltı işleminin uygulanacağını söylediği aktarıldı.

Bugün öğleden sonra, "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ve "suçu ve suçluyu övme" iddiaları ile sulh ceza hakimliğine sevkedilen kardeşlerimizin tamamı ayda bir imza atmaları koşulu ile serbest bırakıldılar. Fakat açılacak dava kapsamında incelenmek üzere tüm telefonlara keyfi bir şekilde el konulduğu belirtildi. 

"Toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" ve "suçu ve suçluyu övmek" suçları isnat edildi

Hiçbir şekilde taşkınlık göstermemelerine ve kamu düzenini tehlikeye düşürmemelerine rağmen, Tevhid Dergisi gönüllülerinin "toplantı ve gösteri kanununa muhalefet" suçu ile karşı karşıya kaldıkları belirtildi. Bundan daha vahimi ise hakkında tek bir kesinleşmiş örgüt üyeliği/liderliği suçlaması yok iken Halis Hoca'nın mağduriyetlerini dile getirmenin "suçu ve suçluyu övmek" olarak nitelendirilmesi oldu. Bu kabul edilemez durum yargı görevlilerinin, adalet sistemini hukuk devletine giden yolda bir araç olarak görmekten öte, "muhalif susturma" aracı olarak kullandıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum