1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Silivri Cezaevi önünde yapılması engellenen basın açıklaması
Silivri Cezaevi önünde yapılması engellenen basın açıklaması

Silivri Cezaevi önünde yapılması engellenen basın açıklaması

Dün Silivri Cezaevi'nde tutuklulara karşı yapılan işkence ve kaba dayak uygulamasını protesto etmek için cezaevi kampüsü önünde yapılmak istenen basın açıklaması jandarmanın orantısız müdahalesi sebebiyle engellenmişti.

A+A-

Hukuksuz ve keyfi operasyonlar neticesinde tutuklanan Halis Bayuncuk Hoca(Ebu Hanzala) ve Tevhid Dergisi mensuplarının cezaevlerinde yaşadıkları mağduriyetler ve zulümleri kamuoyuna duyurma amacıyla dün Silivri Cezaevi Kampüsü önünde yapılmak istenen basın açıklamasına jandarmanın sert ve orantısız müdahalesi sebebiyle engellendi. 

Basın açıklamasından önce alana ilk olarak giriş yapan 111 kişinin araçlardan indirilmeden jandarma karakoluna götürülerek güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı. Gece 23.00'e kadar işlemleri süren 12'si çocuk 34'ü bayan 111 kişi ifadeleri alındıktan sonra savcılık talimatı ile serbest bırakıldılar. 

Basın açıklaması yapmak isteyenlere TOMA'lı ve coplu müdahale

Jandarmanın izin vermemesi dolayısıyla cezaevi girişinden 3 km uzakta yapılmasına rağmen önce gözaltıyla başlayan keyfi müdahale daha sonra kadın-çocuk demeden tazyikli su müdahalesi ile devam etti.

Silivri Cezaevi yönetiminin uyguladığı baskı ve hukuksuzluğu kamuoyuna duyurma amacıyla basın açıklaması düzenlemek isteyen gruba yapılan orantısız müdahale esnasında 8 kişi daha gözaltına alındı. toplam gözlatı sayısı 119'a yükselmiş oldu. Müdahale sırasında gözaltına alınan 8 kişide bugün(6 Aralık) öğlen saatlerinde savcılık talimatı ile jandarma tarafından serbest bırakıldı.

Açıklamanın tam metni

Jandarmanın zorbaca müdahalesine maruz kalan grup kararlı bir şekilde Silivri 4 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki 4 arkadaşlarının maruz kaldığı işkence ve kaba dayağı gündemleştirmek ve sorumluların hesap vermesini talep edildiği basın açıklamsının tam metni;

 

TEVHİD DERGİSİ BASIN AÇIKLAMASI

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Kullarını birtakım bela ve musibetlerle imtihan etmek suretiyle sadıklar ile yalancıları birbirinden ayıran Allah’a hamdolsun.

Hayatı boyunca çetin imtihanlara maruz kalan ama hepsinde de "Hasbunallah ve ni’mel vekil" parolasıyla kulluğuna devam eden Muhammed Mustafa’ya salât ve selam olsun.

Bugün burada, Silivri Ceza ve İnfaz Kampüsü önünde toplanmamızın amacı, Rabbimizin üzerimize yüklediği bir sorumluluğu yerine getirmek içindir. Rabbimiz şöyle buyurmuştur: "Müminler ancak kardeştirler." (49/Hucurat, 10)

Nebi (sav) şöyle buyurmuştur: "Müminler birbirlerini sevme, birbirlerine acıma ve birbirlerini koruma durumunda bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olsa diğer uzuvlar da bundan dolayı uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (Buhari, Müslim)

On yıllardır bu ülkede Müslimler, sistem tarafından periyodik bir şekilde zulme uğramaktadır. Bu zulümlere uğratılan Müslimlerin Türkiye'de maalesef kimse tarafından hakları savunulmamakta, toplumun en aydınlarından en avam tabakasına kadar olan sınıflar bu konuda adeta "dilsiz şeytan" kesilmektedir.

Önceki yıllarda da süregelen ama özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan OHAL süreciyle beraber zirveye çıkan vicdansız ve gayri hukuki uygulamalar, 90’lı yılları aratır olmuştur. En temel insani haklar dahi cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere fazla görülmektedir. Bu hukuksuzluklarla alakalı olarak başta CİMER, Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkif Evleri Müdürlüğü, ilgili Savcılıklar da olmak üzere neredeyse tüm kurumlara dilekçe yazmamıza rağmen bir karşılık bulamadık. Karşılık bulamadığımız gibi zulümler ve haksız-hukuksuz uygulamaların arttığına şahit olduk. 

Bu hukuksuz ve gayri vicdani uygulamalardan sadece bazılarını buradan kamuoyuna hatırlatmak istiyoruz: 

·    Kitap Alım Hakkı: Hükümlü ve tutuklular için belirtilen kitap alım hakkı, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumu'nda diğer illerin aksine ciddi bir kısıtlama prosedürü ile engellenmekte, özellikle 4 Nolu Ceza İnfaz Kurumu'nda tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Bilhassa Kur'ân-ı Kerim meali de dahil İslami kitaplar kesinlikle kuruma alınmamaktadır.

·     Sağlık Hakları: Her vatandaşın en temel haklarının başında gelen sağlık hakları ihlal edilmekte, kalp krizi de dahil sağlık problemlerinde müdahaleler gecikmekte, acil sevklerin sevk süresi 4 ila 6 ay aralığında belirlenmektedir.

·    Mektup/Haberleşme Hakları: Başta Silivri 4 Nolu olmak üzere kampüsteki diğer cezaevlerinde de mahkûm ile yakınları arasında mektuplaşma yapılamamakta, mektupların çoğu taraflara ulaşmayıp akıbeti ile ilgili taraflara herhangi bir bilgi de verilmemektedir. Yetkililere sorulduğunda ya personel eksikliği bahanesiyle ya da böyle bir aksamanın kesinlikle olmadığına dair iddialarla konu hakkında açıklama yapmaktan imtina edilmektedir.

·    Bunların dışında; faaliyetlerden tamamen ve süresiz mahrum bırakma, aile ve arkadaş görüşüne keyfî izin vermeme, 3 kişi için inşa edilmiş koğuşlarda 10'dan fazla kişinin, 7 kişi için inşa edilmiş koğuşlarda 35-40 kişinin kalması gibi hukuksuz uygulamalara şahit olunmaktadır.

Burada toplanmamıza sebep olan asıl olay ise Silivri 4 Nolu L tipi Ceza İnfaz Kampüsü'nün B-9 Alt koğuşunda bulunan kardeşlerimizin haklı taleplerini idareye defalarca iletmelerine rağmen bir cevap alamamalarıdır. Dahası kardeşlerimiz bu taleplerinde ısrarcı olunca 18 Kasım tarihinde onlarca gardiyan tarafından, koğuşları basılıp kameraların olmadığı bir alana götürülüp işkenceye varacak şekilde darp edilmişlerdir.

Bizler Müslimler olarak buradan ilan ediyoruz ki, bu kardeşlerimizin yanındayız ve her hâl ve şartta kardeşlerimizi savunmaya devam edeceğiz. 

15 Temmuz süreciyle beraber başlayan ve "Biz ne istersek o olur", "Kanun da biziz, paşa da biziz" anlayışı, ülke yönetiminin tüm kurumlarına sirayet etmiş durumdadır. Ama maalesef bütün ülke, bu zulümlere 'banane'cilik, 'nemelazım'cılık bahane ve korkularıyla sessiz kalmaktadır. 

Unutmamamız gerekir ki mazlumun ahı/duası ile Allah arasında asla perde yoktur. Zalimin zulmüne sessiz kalmak, zulme meyletmektir ki Rabbimiz bu konuda şöyle buyurur: "Sakın zulmedenlere meyletmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Allah’ın dışında dostlar da bulamazsınız ve size yardım da olunmaz." (11/Hud, 113)

Buradan bütün kamuoyuna sesleniyoruz: Daha ne zamana kadar zulme sessiz kalacaksınız? 

Daha ne zamana kadar yapılan haksızlıklara, vicdansızlıklara karşı üç maymunu oynamaya devam edeceksiniz?

Yarın kıyamet gününde Allah’a sunacak bir mazeretiniz var mıdır? 

Türkiye'nin eski kodlarına döndüğünü, Tevhid davetinin yani İslam’ın hedef alındığını, hakkı söyleyen herkesin hapsedildiğini ne zaman görecek ve karşı çıkacaksınız? 

Allah’ım zalimleri sana şikâyet ediyoruz!

Allah’ım zalimleri sana şikâyet ediyoruz! 

Allah’ım zalimleri sana şikâyet ediyoruz! 

Senden başka Mevlamız ve dayanağımız yok. Şüphesiz ki Sen Müslim kullarını yalnız bırakmazsın. Bize ve dünyadaki bütün Müslimlere, mazlumlara yardım eyle. Bütün zalimleri zulümlerinin misline uğrat! Onların tuzaklarına karşı bize güç ver.

Allahumme âmin.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
İlgili Haberler