1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Hukuk davalarına ilişkin yargı paketi, mecliste kabul edildi
Hukuk davalarına ilişkin yargı paketi, mecliste kabul edildi

Hukuk davalarına ilişkin yargı paketi, mecliste kabul edildi

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu uygulanmayacak, temyiz ve tashihi karar yolu uygulanacak.

A+A-

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanuna göre, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet edilmesi üzerine, 6 aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılacak.

Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa bu davanın görüldüğü mahkeme olacak.

Şikayet olunana, şikayet dilekçesiyle birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilecek. Davetiyede, savunma ve delillerini duruşma gününe kadar bildirmesi ve duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam olunarak karar verileceği ihtar edilecek.

Mahkemeye geldiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belirtilen hakları hatırlatılarak savunması alınacak.Taraflar, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde karara itiraz edebilecek. İtiraz merci, bir hafta içinde kararını verecek, itirazı yerinde görürse işin esası hakkında karar verecek. İtiraz üzerine verilen karar kesin olacak. Bu kapsamda verilen disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemeyecek. Kesinleşen kararların infazı Cumhuriyet başsavcılığınca yapılacak.

Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi veya tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikayetten vazgeçilmesi halinde, dava ve bütün sonuçlarıyla beraber ceza düşecek.

Delil tespitinin yapılmasından sonra tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunacak.

İstihdama ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu değil, temyiz ve tashihi karar yolu uygulanacak. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilecek; tashihi karar kanun yolu mülga kılındığı için bu yola başvurulamayacak.

Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilecek. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilecek. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verecek ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilecek. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı, elektronik ortamda haczedecek.

Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılmayacak. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile Bankacılık Kanunu'nda tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlayacak. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.

Kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle Danıştay tetkik hakimliğine yapılacak atamalarda beş yıllık hizmet süresi şartı aranmayacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, "Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi" başlıklı maddesi, idari davalar hakkında da uygulanacak.

Kadastro mahkemesinin veya 30 günlük askı ilan süresinden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf veya temyize başvurulabilecek.

Ticaret mahkemelerinde tek hakimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı 300 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak. Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilecek.

Bu yetkiyi yalnızca büyükşehir belediyesi bulunan iller bakımından düzenleyen ikinci fıkra yürürlükten kaldırılacak. Böylece söz konusu yetki, tüm iller için kullanılabilecek.

Sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağı; alacaklı tarafından, alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin vekalet verdiği avukat, alacaklının vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebilecek.

Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsayacak. Tazminat alacağı, yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenecek ve hiç kimseye devredilemeyecek.

Ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır 100 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a, "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı eklenecek.

Buna göre, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olacak. Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Duruşma yapılmadan karar verilebilecek

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, "duruşma yapılmadan verilecek kararlar"ı düzenleyen maddesi de değiştiriliyor.

Yargılamada bulunan eksiklikler, duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebilecek.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda da duruşma yapılmadan karar alınabilecek.

Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dahil gerekli kararları verebilecek.

Duruşmaya gelinmesi ve giderlerin ödenmesi

Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkarılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkarılacak davetiyede, ayrıca yapılacak tahkikatla ilgili bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri, iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilecek.

Belirlenen giderin, verilen kesin süre içinde yatırılmış olması şartıyla taraflar mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları takdirde, tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilecek. Belirlenen gider, süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilecek. Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hallerde başvuru reddedilecek.

Temyizi kabil olmayan kararlar ilk derece mahkemesi tarafından, temyizi kabil olan kararlar ise bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılacak.

Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilecek.

Bölge adliye mahkemelerinin duruşma yapılmadan verdiği kararlar, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında aldığı kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları temyiz edilemeyecek. Kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar temyize tabi olacak.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları halinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması halinde arabuluculuk ücreti, davalıdan tahsil edilecek ve bütçeye gelir kaydedilecek.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacak.

Sınai Mülkiyet Kanunu'nda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olacak.

Bu mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulacak. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenecek.

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılacak.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.