1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Hasankeyf: Sular altında bırakılan medeniyet
Hasankeyf: Sular altında bırakılan medeniyet

Hasankeyf: Sular altında bırakılan medeniyet

12 bin yıllık tarihi ile dünyanın sayılı yerlerinden biri olan Hasankeyf, itirazlara ve uzun tartışmalara rağmen uygulanan baraj projesiyle sular altında kaldı. 'Bir tarih yok oldu' ve sular altında kalan sadece taştan yapılar olmadı.

A+A-

Tarihi 12 bin yıl öncesine kadar uzanan, dünya üzerindeki en eski yerleşim alanlarından biri Hasankeyf.

Çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan ve 1981 yılında SİT alanı ilan edilen Hasankeyf, Ilısu Barajı ve hidroelektrik santrali projesi ile sular altında kaldı.

Yıllardır birçok kesimin tepkisi, yetkililerin ise yeni projeyi övmesi üzerinden dönen tartışmalar projenin tamamlanmasıyla daha da arttı.

AA'nın haberi tartışmaları alevlendirdi

Batman'da Ilısu Barajı'nın topladığı suların altında kalan tarihi Hasankeyf'in son halinin fotoğrafları sosyal medyada tepkilere neden oldu.

Anadolu Ajansı "Hasankeyf yeni yüzüyle misafirlerini bekliyor" başlığıyla yayınladığı haberde yeni yerlerine taşınan tarihi eserlerin ve bölgenin fotoğraflarını paylaştı.

Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden olan tarihi ilçedeki tarihi yapılardan Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Ortaçağ, Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 1453 eser Hasankeyf Müzesi'ne taşındı.

Fakat bölgenin son hali sosyla medyada bir hayli tepki topladı.

Twitter kullanıcıları Hasankeyf'in son halinin yanısıra Anadolu Ajansı'nın haberi veriş şeklini de eleştirdi.

Hasankeyf'in eski hali ile yenisini paylaşan kullanıcılar ikisi arasındaki farklara dikkat çekti.

hasan.jpg

Bölgenin uydudan çekilen fotoğrafları da baraj gölünde toplanan suyun kapladığı alanı gözler önüne serdi.

hasn.jpg

 

hasn1.jpg

 

Bölge yeni dönemde nasıl olacak?

Hasankeyf Kaymakamı Haluk Koç Veysel Eroğlu Barajı'nın (Ilısu) su seviyesinin, maksimum düzeye ulaştığını belirtti.

 

hsn3.jpg

Hasankeyf'in çok köklü bir medeniyete sahip olduğunu ifade eden Koç, dünyada örnek gösterilebilecek tarihi hassasiyetle, taşınabilir eserlerin yeni Hasankeyf'e götürüldüğünü vurguladı.

Üç liman da tamamlandı

Tarihi ilçeyi birkaç aşama şeklinde, turizm amaçlı değerlendirmek istediklerini dile getiren Koç, şöyle konuştu:

"Turistlerimizin arkeopark alanından kaleye naklinin nasıl olacağına ilişkin değerlendirmeler yaptık. Üç limanımız tamamlandı. Öncelikle müze limanı ile kale limanı arasında yolcu taşımacılığı düşünüyoruz. Buradaki bölgenin yapısına uygun, konforlu, düşük ses seviyesine sahip, turistlerimizin memnuniyetle bu noktada seyahat etmelerini sağlayacak teknelerle ilgili kurumlara rapor gönderdik."

Tekneler 1 Eylül'de işletmeye alınacak

Kale ve müze limanları arasında turistleri taşıyacaklarını ifade eden Koç, "Tekneleri 1 Eylül itibarıyla işletmeye almayı hedefliyoruz. İki yaka arasındaki düzenli seferlerin yanı sıra gelen ziyaretçilerimizi gezdireceğimiz kısa tur güzergahımız da olacak." dedi.

DSİ: 6 Milyon nüfuslu bir şehrin yıllık enerji ihtiyacı karşılanacak

Devlet Su İşleri'ne (DSİ) göre, 8,5 milyar TL'ye mal olan Ilısu Barajı, ülkedeki en fazla enerji üreten dördüncü baraj ve yıllık ortalama 4,12 milyar kilowatt saat elektrik üretecek.

Ilısu Barajı tam kapasite ile üretime başladığında yıllık 4 milyar 120 milyon kWh hidroelektrik enerji üretecek, milli ekonomiye yıllık 412 milyon dolar katkı sağlayacak. Bu üretim rakamı da 6 milyon nüfuslu bir şehrin yıllık enerji ihtiyacının karşılanması anlamına geliyor.

Ancak beklentinin bu kadar yüksek olduğu Dicle Nehri üzerine inşa edilen Ilısu Barajı, 100 bine yakın bölge sakinini göç ettirdi.

hsn2.jpg

 

Halk üzgün ve tepkili

Euronews haber sitesinin Hasankeyflilerle yaptığı röportajında, yetkililerin övgü dolu sözlerine rağmen, projenin ardında 12 bin yıllık tarihi yerle bir eden bir enkaz bıraktığı ve enkazın altında sadece binaların değil ruhların da kaldığı görülüyor: 

 

''Biz burada büyüdük, babalarımız burada büyüdü, aynı zamanda dedelerimiz de burada büyüdü. Bu gördüğünüz evlerimiz sular altında kaldı. Bu gördüğün dört evi şahsım yaptı. Bugün ise evsizim, çocuklarımın bir yeri dahi yok. Ben ve çocuklarım bugün evsiziz''

Hasankeyf’in bir köşesinde sular altında kalan evlerini izlerken söylüyor bu sözleri 70 yaşındaki Sofu İbrahim.

Ne evi, ne de ailesinin geçimini sağladığı inekleri kalmış. Biraz öfkeli, emeğine üzülüyor. Ve bundan sonra ailesine nasıl bakacağını düşünüyor.

Bir çölün ortasına koydular insanları...

Göç etmek zorunda kalanların bir kısmı başka şehirlere, bir kısmı da 3 bin dekar alana inşa edilen ve kura sistemi ile dağıtılan ‘Yeni Yerleşim Yeri’nde yapılan 710 konuta taşındı.

Euronews mikrofonuna konuşan Hasankeyflilere göre bazıları da evsiz kaldı. Kamulaştırma ile birlikte evlerini ve topraklarını kaybettiklerini öne süren köylüler, kendilerine ev veya toprakları karşılığında bir para verilmediğini öne sürüyor.

Bazılarına göre yeni yerleşim yerinde yapılan konutlar yaşanılacak gibi değil; ‘’Bir çölün ortasına koydular insanları. İnsanlar nefes alamayacaklar’’ diyorlar.

'Evimizi ve geçimimizi sağladığımız topraklarımızı kaybettik'

Yeni Hasankeyf'teki bir diğer sorun ise evlerin kiraya verilmesi. Yasak olmasına rağmen, TOKİ tarafından yapılan evlerin aylık kiralarının 500 ile 1000 TL arasında olduğunu söyleyen Hasankeyfliler, bu rakamı ödemekte zorlandıklarını ifade ediyor.

Çünkü geçimini tarımdan sağlayan bölge insanı topraklarının sular altında kalması ve geride kalan arazilerine de evler yapılması nedeniyle en önemli ekmek kapısını da kaybetti.

Yeni yerleşim yerlerine sadece köylüler değil, bazı tarihi eserlerler de taşındı. Tarihi ilçedeki tarihi yapılardan Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Ortaçağ, Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerine ait bin 453 eser Hasankeyf Müzesi'ne taşındı.

Ancak Hasankeyf havzasındaki 300'e yakın höyük, gün yüzüne çıkamadan baraj suları yükseldi. Yani 12 bin yıllık medeniyetin kalıntılarının hepsi kurtarılamadı.

Ayrıca, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yapılan 135 km uzunluğunda ve 400 metre genişliğindeki bu baraj, Mezopotamya Havzası’ndaki verimli toprakları yok etti ve bölgedeki ekosistem değişti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.