1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Halis Bayancuk Hoca'nın bayram mesajı yayınlandı
Halis Bayancuk Hoca'nın bayram mesajı yayınlandı

Halis Bayancuk Hoca'nın bayram mesajı yayınlandı

Halis Bayancuk Hoca, atamız İbrahim'in (as) sünneti ve tüm Müslimlerin izzet, şeref ve paylaşma günü olan Kurban Bayramı dolayısıyla tüm Muvahhid kardeşleri için kendi sesinden bir bayram mesajı yayınladı.

A+A-

Bayram gününün özü olan 'birlik ve beraberlik' meselesini, Kur'an ışığında bir başka pencereden değerlendiren  Halis Hoca, tüm Muvahhid Müslümanların Tevhidi en iyi şekilde temsil etmeleri gerektiğine vurgu yaptı. 

Müstekbirler gece gündüz tuzaklar kurarlarken bizlere düşen, onların tuzaklarını, sarsılmaz irademiz ve taviz vermediğimiz inancımızla bozmaktır diyen Halis Hoca'nın mesajı, tüm Müslim kardeşlerine en anlamlı bayram hediyesi oldu.

 

Başta Halis Bayancuk Hocamız olmak üzere tüm Müslimlerin tez zamanda esaretten kurtulmaları duasıyla ...

 

Halis Bayancuk Hoca'nın kendi sesinden yayınlanan bayram mesajını istifadenize sunuyoruz:

 

Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

 

Elhamdulillah vessalatu vesselamu alâ Resûlillah.

 

Allah (cc) Zilhicce’de yapmış olduğumuz bütün amelleri kabul etsin. Keseceğiniz kurbanları, teşrik tekbirlerini, yapacağınız sıla-ı rahim ve Müslümanlarla kaynaşma ziyaretlerini... Allah (cc) tümünü kabul buyursun.

 

Her Müslüman’ın, bütün kardeşlerimin Kurban Bayramı mübarek olsun. Hayırlara vesile olsun. Ümit ediyorum ki herkes iyidir, herkes afv ve afiyet içindedir. Ben Allah'a hamdolsun çok iyiyim. Bir sıkıntım, bir yaramazlığım yoktur. Siz kardeşlerimin duasıyla da inşallah çok çok daha iyi olmayı ümit ediyorum...

 

Bu müstekbirler bir insanı mağdur durumuna düşürüyorlar, bir dava adamını mağdur durumuna düşürüyorlar. Sonra onun etrafında bulunan insanların da sürekli böyle bir mağdur edebiyatı yapmasını, mazlum edebiyatı yapmasını, ah vah etmesini istiyorlar. Bunu ne için yapıyorlar? Bunu şunun için yapıyorlar: Çünkü sürekli mızmızlanan, sürekli ağıt yakan, sürekli dert yanan insanların kimseye umut olmayacakları gibi, kimseyi bir şeyle müjdeleyemeyecekleri gibi kendilerinde de bir şeyler yapacak gücü bulamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Yani böyle mızmız, edilgen, sürekli şikâyetlenen bir toplum oluşturmak istiyorlar.

 

Oysa yüce Allah, Mekke'de İslam toplumunun en zayıf olduğu dönemde bile şöyle bir ayet-i kerime indiriyor:

 

Ayet-i kerimede diyor ki: “وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَهُمُ الْبَغْيُ هُمْ يَنْتَصِرُونَ” “İslam toplumuna bir haksızlık isabet ettiğinde, bir zulüm başlarına geldiğinde onlar yardımlaşırlar.” diyor Allah (cc).

 

“Yardımlaşırlar.” Yani ağlamak, mızmızlanmak, ah vah etmek, şikâyetlenmek... böyle şeylerle uğraşmazlar. İntisar ahlakı vardır onlarda; yardımlaşırlar. Şimdi bizim içinde yaşamış olduğumuz bu vakıada, biz mağduru olduğumuz veya muhatabı olduğumuz bu zulümde nasıl birbirimizle yardımlaşacağız? Zaten konuşmuş olduğum konuşmanın başından şunu anlamışsınızdır: ağlayarak, sızlayarak, şikâyetlenerek değil. Bu bir yardımlaşma yolu değil. Yardımlaşmanın yolu nedir?

 

Onların bu zulmü yaparken hedefledikleri şeyi tespit edeceğiz. Onu tespit ettikten sonra da onu boşa çıkarmak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bakın kardeşlerim, onların istediği bir şey var. O da şu: Bir kardelen çiçeği görürsünüz. O kardelen çiçeği size baharı müjdeler; yani onu gördüğünüzde bilirsiniz ki artık bu kışın hükmü kalmamıştır, bahar gelecektir. Toprağa, havaya, suya cemre düşer. Hava buz gibidir, ama o cemre size artık kışın hükmünü yitirdiğini ve baharın geleceğini haber verir. Onlar şimdi şunu yapmak istiyorlar: Kardelen çiçeklerini ayaklarıyla eziyorlar. Cemreleri de, baharı müjdeleyen cemreleri de inkâr ediyorlar ki insanlar tevhidin olduğunu; tevhidin bir davet olabileceğini; tevhidin bir teklif olduğunu; beşeriyetin içinde bulunmuş olduğu bu sorunlardan çıkışa, İslam toplumunun da bir teklifinin olduğunu insanlar duymasın istiyorlar. Peki, biz ne yapacağız onlar böyle yapıyorsa? Her birimiz bir kardelen olacağız. Her birimiz bir cemre olacağız. Ancak o zaman onların tuzaklarını boşa çıkarabiliriz.

 

Biz diyoruz ki: “Hayır efendim. Çözüm ne saltanatçılıktır ne de Kemalizmdir. Tek bir çözüm vardır. O da islam'dır, o da tevhiddir, o da Allah'ın indirmiş olduğu vahiydir.” İşte onlar bu sese tahammül etmek istemiyorlar, bunun duyulmasını istemiyorlar. Bunu duymak istemiyor. O zaman biz ne yapacağız? Dediğim gibi her birimiz o tevhidin sesi olup o tevhidi temsil edeceğiz. Ağlamak, sızlamak, ağıt yakmak... bunu bir kenara bırakacağız. Allah'a tevekkül edeceğiz ve davamızı en güzel şekilde temsil edeceğiz. O zaman bu oyunu boşa çıkarmış oluruz. O zaman birbirimizle yardımlaşmış ve İslam toplumunun özelliklerinden birini bulundurmuş oluruz. Umuyorum Allah (cc) hepimizi buna muvaffak kılar.

 

Hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Ben hepinize duacıyım, hepinizden de dua bekliyorum. Bayramınız tekrardan mübarek olsun. Sizin, ailelerinizin, tanıdıklarınızın, çevrenizdeki bütün Müslimlerin bayramı mübarek olsun.

 

Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.